Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kişisel Gelişim Kitaplarının Zararları
#1
[Resim: attachment.php?aid=1]
Allah’ın izniyle bundan sonra her hafta bu sitede bir yazımı okuyacaksınız, şimdiden tanıştığıma
memnun oldum… Beni YILGIN TÜRKLER, İÇİNİZDEKİ ÖKÜZE OHA DEYİN, ÖĞLEN NAMAZINA NASIL
KALKILIR gibi bazı kitaplarımdan tanıyorsunuz, dilimi, düşüncelerimi, fikrimi ifade ediş biçimlerime
uzak değilsinizdir inşallah. Çünkü dilime uzak birinin yazılarımı okurken önyargıyla küskünlük
yaşamasına çok şahit oldum, yani önce sabır istiyorum, daha sonra kurduğumuz her cümle
sancağımız olacaktır bundan emin olun.
Fincan Yayınları’ndan çıkan İÇİNİZDEKİ ÖKÜZE OHA DEYİN, ÖĞLEN NAMAZINA NASIL KALKILIR,
YILGIN TÜRKLER kitapları modernizmin zararları hakkında yazılmış en ciddi kitaplardandır. Ben otuz
beş yıl ateist yaşadıktan sonra üç gün üst üste gördüğüm rüyalarla hidayete erdim ve altı yıldır
durup dinmeden İslam adına, ümmet adına kalemimle mücadele ediyorum. Liseyi bitiremedim, zira
lise ikinci sınıftayken romanlarım yayınlanmaya başlamış, toplumdan beğeni kazanmıştı. Okulu
bırakıp yazar olmaya karar verdim, derken büyük mücadelelerle 41 yaşına girdim. Hayatım,
kitaplarım, dünya görüşüm hakkında daha uzun bilgiler için http://www.bulentakyurek.org sitesine
bakarsanız bir an evvel ilk yazımıza başlayabiliriz:
Batı; nesneleri, kavramları, söylemleri, gündelik alışkanlıkları, sinema, edebiyat ve felsefesiyle
Doğu’yu, İslâm dünyasını kuşattı, zor durumda bıraktı. Bugün bütün ibadetlerimizi yaptıktan sonra
en son yapacağımız bir ibadet daha var, o da Batı’ya ait düşünce, kavram veya öğretiyi, teknolojik
bir malzemeyi eleştirerek gündelik yaşantımızdan bir şeytanı kovmaktır.
Batı’nın üstümüze saldığı, her yerde hayatımıza sokmaya çalıştığı kişisel gelişimin zararları hakkında
bir kitabım var. İçinizdeki Öküze Oha Deyin, Dünyada kişisel gelişim kitaplarının zararlarını anlatmış
ilk kitaptır. Yüz binlerce kişi tarafından okunan bu kitap özetle kişisel gelişim kitaplarının zararları
hakkında şunları söylüyor, isterseniz bu ilk yazıda kişisel gelişimin bazı zararlarının ne olduğunu
gözden geçirelim:
1- Kişisel Gelişim Şeytanları, Kuran’ı tersten okuyup yorumlayarak modern dünyanın yeni dini
olmaya çalışıyorlar. Kuran “Yalnızca Allah’a güvenin, kibre kapılmayın, hiçbir şey elinizde değildir,
kader değişmez...”
diyor. Kişiliksiz Gelişimciler ise “Kendinize, yeteneklerinize, güzelliğinize,
içinizdeki deve inanın...”
diyerek Kuran’ı tersten yorumlayıp para kazanıyorlar. Kuran-ı Kerim
ayetlerinin mükemmelliğini yıkamayınca, tersten yollara başvurarak gayelerine erişmeye
çalışıyorlar.
Yabancı dillerden çevrilen kişisel gelişim kitaplarının, bizim kültürümüze ve insanımıza uygunluğuna
bakılmadan bolca reklamı yapılarak okutturuluyor. Çevrilen kitapları okuyup özümseyenlerin, bizim
ülkemizde sevilen değil, nefret edilecek adamlar olacaklarını bilmiyorlar mı? “İçindeki Devi Uyandır,
İçindeki Tüccarı Fişekle vs…” kitaplarının binlerce benzeriyle içimizin şeytanlarını serbest bırakanlara
inat, bir Allah’ın kulu da çıkıp; “İçinizdeki Mümini, dervişi uyandırın!” diyemedi! Sabahları uyanır
uyanmaz tüm dünyaya av hayvanı gibi bakan, kazanmaya kilitlenmiş, para avcısı insanlar
topluluğuyla nasıl birlikte yaşayacağız?
2- Kişisel gelişim; insanı ürün haline getiriyor, onlara bir tüketim nesnesi olarak bakıyor, hepimize
kendi kendimizi pazarlayan adamlar olmamızı öğretiyorlar. Sakın, bizi eşrefi mahlûkat makamından
alıp pazarlanacak mal konumuna getiren şey kişisel gelişim dinini kuran, şeytan olmasın?
Müslümanlar olarak bu dili biliyoruz, bu isteklerin kimin istekleri olduğunu anımsıyoruz, öldürmeye
çalıştığımız nefsimizi ayağa kaldırmaya çalışanın kim olabileceğini bulmak zor değildir sanırım?
3- İnsanlara ilk aşama olarak dünyayı; yani doğal olarak evi; arabayı, makamı, kadını, erkeği, parayı,
gücü, kariyeri sevdirip ardından da bunlara ulaşabilmenin binlerce sapık yolunu öğretiyorlar.
4- Tecrübe; insanın eşya, nesne ve varlıklara dokunarak, onları hayatına katıp çıkarımlar yapmasıdır.
Binlerce yıldır dokunarak uğruna ruhumuzu kirlettiğimiz varlıkların kalıcı olmadığını gördüğümüz
halde, maddede direniyor olmamız, insanoğlunun akıl ve tecrübe açısından iki adım ilerleyemediğini
göstermiyor mu? Dünyayı, her saniye büyük bir felâketten, kötü elektrikten, aksiliklerden kurtarıp
evrenin ömrünü uzattığını sananlar, ileriye koşan girişimciler değil, takvayla başını eğerek
oturmasını becerenlerdir. Durmak, beklemek; kabullenmektir. Kabullenmek muhabbet ve rıza ister.
Durmak ve akıbetini beklemek rıza makamına ulaşabilmiş derviş ruhlu insanların işidir. Durmak,
yaratanın işlerine burnunu sokmamaktır. Rekabet duygusu arttığında insan, karakterini serbest
bırakır ve artık düşünmez, ayrım yapmaya çalışmaz, haya etmez, hayvanlaşır.
5- Şeytan; performans, vücut dili, kişisel gelişim ilimlerini kullanarak damarlarımıza sızıyor.
Saydığımız türler, “Şeytan’ın İlmihal Kitapları” olmaya başladı. Modern Ticaret Dinleri, görüşlerini bu
tarz kitaplarla yayıp tanıtıyor. “8 Dakikada İkna Sanatı” oluşturulan paralel dinlerin hidayetini
açıklayabilecek cinsten değil mi? Şeytan’ın Dervişleri; kişisel gelişimciler, performans koçları,
iletişim-rehberlik uzmanları kendi tasavvuflarını da konferans salonlarında izah etmeye başladılar,
birkaç cesur adam bunların karşısında nasıl duracağız inanın bilemiyorum?
Yani; özetle tekrar toparlayacak olursak. Kader, kişisel gelişimciler tarafından uzağa atıldı. Kader,
kadere iman bu neslin ayıbı gibi gösteriliyor. Kadere, ahiret gününe iman etmeyen, kadercilikle
suçlanan insanlar zalim oluyor, bencilleşiyor, kendisinden başkasını düşünmüyor, dünyaya başarı
veya yenilgi kar, zarar gözlükleriyle bakıyor, insanlıktan çıkıyor. Doğu ve İslam toplumlarını
dönüştüren, kapitalistlerin ağında aşağılık hayvanlara çeviren bu sektöre ve sektörün kitaplarına
karşı savaşmak zorundayız.
Artık, düşman deyince havada bomba aramaya gerek yok. Düşman filmlerde, kitaplıklarımızda,
marketlerde, felsefede… Bu asrın cihadı nesneler ve kavramlarla savaş olacaktır. Billur
beyinlerimizle, cımbızla toplayıp tek tek yok edeceğiz onları, çaresi yok.
Ben üstüme düşen görevi kitaplarım, röportajlarım ve söyleşilerimle yerine getirmeye çalışıyorum.
Sizlerin de bu konuda uyanık olmanızı ve çevrenizi bunun gibi tehlikelerden korumanızı diliyor,
Allah’a emanet ediyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere… Selametle…  

Kaynak: On5yirmi5


Eklenti Dosyaları Tırnak(lar)
   
Bul
Alıntı
Thanks given by:


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi